9 Ekim 2021 Cumartesi

Tokat

 TOKAT🇹🇷🇹🇷

Seyyâhın methinde Tokat  sen misin ?

Şairler dilinde çosan sen misin ?

Hûda'nın verdiği cennet sen misin ?

Gül bardağ içinde Tokat sen misin ?


14 devlet 5 beylik 900 yıl 900 adım

Maveraünnehir kültürüm varım

Uygarlık tarihin dil'de tanıdım 

Gül bardağ içinde Tokat sen misin?  


Keremetler saklar engin ovalar

Anadolu mayan açılmış çağlar

Hubyar'ın sırına gönül ayn bağlar

Gül bardağ içinde Tokat sen misin ?


Yazılmış fetihin Türklük  destanı

Danişmend Gazi'nin dilinden  anı

İslâmın mührüyle kültürü tanı

Gül  bardağ içinde Tokat sen misin?


Her mevsim yeşil  renk  duruyor urban

Hilâlin göklerde parlıyor  nurdan

Efradı okuyor  elinde kuran

Gül  bardağ  içinde Tokat sen misin ?


Ne hoş hava bahçe üzüm  bağın var

Gül gülistan konak köşkün  evin var

Lezzeti değişmez türlü  meyvan var 

Gül bardağ içinde Tokat sen misin?


Yedi iklim sende  yedi belde sen

Zariflik  güzellik imarlısın sen

Ehli garip insan serverisin sen

Gül bardağ içinde Tokat sen misin?


Zilede yazınca  ünlü mektubu

"Geldim,gördüm,yendim " Rumu  pontusu

Dillerde Julius Sezar tortusu 

Gül bardağ içinde Tokat sen misin? 


Antik kale asra meydan  okuyor 

Tutsak olmuş Vlad hüküm  sürüyor 

Tarih sayfasında efsane diyor

Gül bardağ içinde Tokat sen misin?


Cihan Padişahı Sultan Süleyman

Fatih Sultan Mehmed Han Yavuz Sultan

Üç koca hünkârı cezb edip çeken

Gül bardağ içinde Tokat sen misin?


Yeşilırmak suyu  akar duruca

Sultan Alparslan'dan  mühr vurulunca

Dilimde "Yâ Ganî" mahzar olunca 

Gül bardağ içinde Tokat sen misin?


Nice eser nice sefer tarihe tanık

Ateşler söndüren mânevî âşık

Yüce hünkârlara  verdi bin ışık

Gül bardağ içinde Tokat sen misin?


Engin ovalarda  bil tarih yatar

Bir Mahperi Hatun bir  ulu çınar

Ballıca mağara ününü yayar

Gül bardağ içinde Tokat sen misin?


Topçam tepesinde kırklar veliler 

Horasandan gelen pirler erenler

Duayla bereket dolar haneler 

Gül bardağ içinde Tokat sen misin?


Kul himmetle daldım umman deryaya

Hacı Behzati veli şeyh şîrvâni uluya

Hacı  Sümbül  baba sırlı kulu'ya..

Gül  bardağ içinde Tokat sen misin???


Ovanı kıskanır seyre gelenler

Miski amber kokar yeşil  çimenler

Âlimler  Fadıllar nice erenler

Gül bardağ içinde Tokat sen misin?


Han Sultan Murat Han selâm  verince

Kaynadı kazanlar Hubyar deyince

Himmet eyle bana sefer içinde

Gül bardağ içinde Tokat sen misin?


Saat kulesinden zamanı görür 

Han Abdulhamit han mühürünü vurur

Taşhanında hayat âşkla yoğrulur 

Gül bardağ içinde Tokat sen misin?


Adın Toh-kat sursuz şehir azığın çok

Her medeniyetten zenginliğin  çok

SEN TÜRK oğlu TÜRK ŞANIN NAMIN çok 

Gül  bardağ içinde Tokat sen misin?


Destanlara sığmaz on beşliler var

Vatan için şehit oğulun kızın  var 

Şeyhülislâm Kemal - Osman Paşan  var 

Gül bardağ içinde Tokat sen misin ?


Gümenekte eser bir deli poyraz

Oğulun  kızınla toplansak biraz 

Tokat sarmasında davul zurna saz

Gül bardağ içinde Tokat sen misin???


Ab-ı hayat suyun ayvazı tattı

Şifâlı suların ruha hayattı

Tokatı görenler kasveti attı

Gül bardağ içinde Tokat sen misin?


Medreseler hanlar sultan hamamlar

Taş köprü  hıdırlık seyre dalanlar

Yeşilırmağında mihri görenler 

Gül bardağ içinde Tokat sen misin?


Bağdat Halep Bursa ipekte ünlü 

Atlas kumaş dokur Tokat'ın gülü

Sanatıyla aşmış  her desen dünü 

Gül bardağ içinde Tokat sen misin?


Nakkaşları dokur gül desen  yazma

Pervaneyim taktım başıma  yazma

Çamdibi köyünde  birde ayazma

Gül bardağ  içinde Tokat sen misin?


Sivri Tekke Türbe  halkla sevdakar

900 yıllık sevdayı  koynunda saklar

Camiler köprüler Kervan saraylar

Gül  bardağ içinde Tokat sen misin?


On bir ilçen altın çağı aşıyor

Cumhuriyet ili bayrak taşıyor

Beylik sende Liva sende yaşıyor 

Gül  bardağ içinde Tokat sen misin?


Karac'kız  Süreyya  deryadil varım

Necip Âlim  Şair Fâzıllar yârim

Pâk inançlı mü'min kullar ararım

Gül bardağ içinde Tokat sen misin?

Süreyya GÜRER KAYA 

(KARACAKIZ)

09-07-2021

28-07-2021

BURSA 

🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷

5 Ekim 2021 Salı

Tarım Fuarı Şaha Kalkan Kadınlar

 9.TOKAT TARIM FUARI TÖRENLE KAPILARINI ZİYARETÇİLERE AÇTI.

Tokat Valiliği ve Tokat Belediyesi’nin desteğiyle Ticaret ve Sanayi Odası tarafından 9.uncusu düzenlenen Tokat Gıda, Tarım, Hayvancılık ve Yöresel Ürünler Fuarı  

Tarım, Hayvancılık, Kadın Kooperatifleri ile yöresel ürünlere verilen desteğe ve yürütülen projelerle bir çok güzelliğe imza atan Kadınlarımız fuara damgasını vurdu. Toprağın, tarımın, çiftçinin, üreticinin dostu olan Sayın Valimiz Ozan Balcı Beyefendinin desteğiyle kurulan kooperatiflerde bir çok kadının üretime geçmesi ve Tokat'lı Girişimci Kadınların ortak markası "TOKAT KADIN KOOPERATİFLERİ "Kadınlar üretiyor Memleket kazanıyor sloganıyla hayat bulan kadınlar şaha kalktı.  

“Düşünmek ve söylemek kolay, fakat yaşamak, hele başarı ile sonuçlandırmak çok zordur.”

                   Yaşayarak zoru başarıp başarıyı taçlandıran 2011 yılında kurulan S.S.Yeşilırmak Havzası Hanımeli İns.Çev.Kült.İşlt  Kooperatif Üyesi aynı zamanda Başkan yardımcısı Rol model Perihan Kılavuz , Namı diyer "Hanımağa" lakabıyla anılan girişimci hanımefendi bir çok kadına da hikayesiyle öncü oluyor. Karşıyaka mahallesinde evinin bahçesini işletmeye çevirerek düğün organizasyonu ve kahvaltı vererek misafirlerini ağırlayan hanımefendi şehrin göbeğimde ki doğal ortamı ile bize en doğal olanı sunarak dinlenmemizi sağlıyor. Gayretleri ve çalışmaları ile tüm Tokat’ın Perihan Ablası olan hanımefendi  güler yüzüyle, organik ürünleri ile herkesi kucaklıyor. Çalışmalarınızda kolaylıklar dilerim Perihan abla. Yolunuz açık olsun.  

SS Yeşilırmak Havzası Hanımeli İnsşyatifi Çevre ve Kültür İşletme Kooperatifi Başkanı Amine Sümbül, Başkan Yrd Perihan Kılavuz hanımefendinin şahsında tüm kadınlarımıza başarılar ve kolaylıklar diliyorum.

Tokat’taki Bütün kooperatifleri Sn Valimiz Dr Ozan Balcı direktifi ile Tokat Valiliği "MEPASAN" Şirketi üzerinden Organize Sanayiinde kurulan "TOKAT KADIN KOOPERATİFLERİ" Resmi markası ile İl ve İlcelerimizde kurulan Kadın Kooperatiflerinin ürettiği ürünlerin İnternet Sitesi http://www.xn--tokatkadnkooperatifleri-vqd.com/ adresinden ve toptan satış Mağaza Depolarında satış pazarlama hizmetini bir çatı altında toparlamıştır. 

Bu ürünlerin en başında TOKAT NARİNCE YAPRAĞI  gelmektedir. FAYDALARI:Bol miktarda demir bulundurur.Bünyesindeki C vitamini sayesinde demir emilimini sağlayarak anemi riskini azaltır.Göz sağlığını korur. En güzel sarmalar "TOKAT NARİNCE YAPRAĞI" ile sarılır dediler , bir kazan batı yediler ve internet üzerinden satışlara başladılar. Salça, reçel , makarna,  tarhana, kuru meyve gibi… bir çok ürünü internet üzerinden tüm Türkiye’nin hizmetine sundular. 

Kadınların kooperatiflerde bir araya gelmesi bir olmanın iri olmanın göstergesidir.  Kooperatifler sayesinde kadınların bağımsızlığını ve kişisel ekonomilerini kurabildiğini görmekteyiz. Kadınlar, bu sayede aile ekonomisine katkıda bulunuyor ve kendi imkanları ile çocuklarını büyütüyor, okutuyorlar. Bir ülkenin gelişmişliğini belirleyen en önemli kriter kadınların bağımsız birey olarak sosyo-ekonomik hayatta var olabilmeleridir. Bunun en güzel örneğini kooperatif çatısı altında birleşmelerindeki güçte görebiliyoruz. Tokatın tüm ilçelerinde kurulan kadın kooperatifleri üretim ve istihdam oluşturacak girişimcilik faaliyetleri belediyeler tarafından da desteklenmektedir. Kadın kooperatiflerinin İhtiyacı olan her türlü araç ve gereç makineleri OKKA ve KOSGEB destekli yatırımlarla karşılanmaktadır. Kooperatifler,   kadınlarımızın üretimine destek olarak bir çok kadımıza ekmek kapısı olmuştur. Hanımların ürettikleri el emeği göz nuru ürünlerinin gerçek değerde satışını yapabilecekleri pazarlar oluşturarak, üretimlerini ekonomiye kazandırmaya ve aile bütçelerine katkıda bulunan çalışmalar ile e-ticaret uygulamaları yoluyla ürünlerin satılması amacına dönük dijital çağa uygun hale getirilerek satışa sunulmuştur. Organik, doğal ürünlerin tarladan sofraya en kısa yoldan gelmesi için tüm hemşerilerimizin bu yöndeki gıda ihtiyaçlarını Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi’nden karşılayarak bu girişime  destek verebilirler. 

Şaha kalkan kadınlar…

Emirseyit Rençber ve Zanaatkarlar Kadın Kooperatifi  kısa adı ERZAK olan ve kurucu üyesi aynı zamanda başkanı Gülsen Bekgöz hanımefendi ile yaptığımız görüşmede çalışmalar hakkında bilgi aldım. İki yıl önce 2019 yılında 7 kişi ile kurulan ERZAK kooperatifi bugün 25 kişi ile yollarına devam ediyorlar. Gülşen hanım sözlerine şöyle devam etti” Bal ve Bal ürünlerini üretiyoruz. Emirseyit Yaprağımız çok meşhur. Coğrafi işaretli. Kooperatifimizde yaprağımızı salamura üretiyoruz. Üzüm pekmezi, köme, tarhana, kuşburnu, çalma pekmez yapıyoruz. Ovada yetişen kaliteli ürünlerimizi insan sağlığına uygun şekilde paketleyerek pazara sunuyoruz. Geleneksel ürünlerimizi otantik üretimle insanların hizmetine sunuyoruz. Orta Karadeniz kalkınma ajansının desteğiyle bir çok makinemizi aldık. Soğuk hava depolarında yaptığımız ürünleri depoluyoruz. Fuarları değerlendiriyorsunuz adımızı duyurmaya çalışıyoruz. İnternet üzerinden hepsi burada, n-11 , trendyol’da satış yapıyoruz. Kadının gücü Tokatın gücü sloganıyla Tokatlı kadınlar bir çatı altında toplandık. Sayın Valimiz Ozan Balcı Beyefendiyi bağ bozumunda  beldemizde ağırladık. Yaptığımız çalışmalardan çok memnun kaldı. Bize verdiği destekten dolayı çok teşekkür ediyorum. Belde başkanımız Sn Turan Kapan beyefendi bize çok çok destek oldu teşekkür ederim. Üniversiteden Akademisyen Çağatay Alan hocam projelerimizin danışmanlığını ve takibini yaptı. Tarım il müdürlerimize teşekkür ederim. Millet vekili Özlem Zengin hanımefendinin çok desteği oldu. OKKA koordinatörü Mehlika  Dicle hanımefendiye çok teşekkür ederim. Gamze Cizreli hanımefendiyi Emirseyit kasabamızda ERZAK kooperatifi olarak ağırladık. Çok memnun kaldılar Gamze hanımın kurduğu  pazar ağı ile yaprak satışlarımızı gerçekleştirdik. Halk bankasının sponsorluğunda Hanımefendi Sn. Emine Erdoğan ile Ankara’da buluştuk ve ürünlerimizi sunduk. Çok güzel,  samimi ve ev ortamında aile sıcaklığında geçen bir gündü. Bizi çok güzel ağırladılar çok teşekkür ediyorum. Faaliyetlerimize var gücümüzle devam ediyoruz. ERZAK kooperatifi olarak üretmeye, yöremizi ve ürünlerimizi tanıtmaya gayret ediyoruz.”  Teşekkürler Gülşen Bekgöz hanımefendi. Yolunuz bahtınız açık olsun sizin şahsınızda tüm kadınlarımıza kolaylıklar diliyorum selamlar sevgiler. 

9'ncusu düzenlenen Tokat Gıda, Tarım, Hayvancılık ve Yöresel Ürünler Fuarı'nı 5 günde 100 binden fazla kişinin ziyaret ettiği açıklandı. Tokat Valiliği ve Tokat Belediyesi’nin desteğiyle Ticaret ve Sanayi Odası tarafından 9.uncusu düzenlenen Tokat Gıda, Tarım, Hayvancılık ve Yöresel Ürünler Fuarı 10 bin m kare üzerinde, yaklaşık olarak 180 firma katılım sağladı. Tokat Tarım Fuarı'nda; tarımsal anlamda çiftçilerimizin üreticilerimizin ve sanayicilerimizin ürettiği ürünlerin standları yer aldı. Kadınlarımızın kurmuş olduğu Kadın Kooperatiflerimiz, Geleneksel el sanatları Derneği, tarımsal aletleri üreten, pazarlayan firmalar, Tokat'ın yöresel ürünlerini üreten firmalar, endüstriyel üretim yapan firmalar başta olmak üzere Tokat'ımızın yeni markalaşan değerleri  ve yöresel ürünlerinin tanıtılmasında ve tadılmasında fuar çok etkili oldu. Ayrıca Tokat dışından gelen insanlarımız bu fuarı ziyaret ederek, hem şehrimiz hakkında hem de burada üretilen yöresel ürünler hakkında bilgi sahibi oldular. Tokatın tanıtımına  imkân veren bu tür faliyetlerin arttırılması dileğiyle…şehrimizde pandemiden  sonra gelen çok güzel bir hareketlilik oldu. 

Belediye Başkanımız Sn. Av.Eyüp Eroğlu “Fuar alanı Tokat için elzem haline geldi. Belediyemizde bu konuyla ilgili bir çalışmamız var ve Ekim ayı Belediye Meclis Toplantımızda bu konuyla ilgili karar alacağız. 10 bin metrekare açık, 10 bin metrekare kapalı alan ve 20 bin metrekarelik otopark alanıyla toplamda 40 bin metrekarelik bir fuar alanını Tokatımıza kavuşturacağız” diyerek Tokat halkına müjdeyi verdi. Güzelliklerde buluşmak dileğiyle selamlar sevgiler…

Dünya Köylüsü 

Ayla Bağ 


15 Eylül 2021 Çarşamba

Kadim Ustalarımız

21 Şubat 2021 günü, Bir ulu çınarı, kültür hazinesi UD ustası Basri Yıldırım ustamın vefatını üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayım.
Kederli ailesine Allah’tan rahmet diliyorum, mekanı cennet olsun yakınlarına sabırlar diliyorum.
18 ARALIK 2016 PAZAR günü yaptığım söyleşiyi sizlerle paylaşıyorum. 
82 yaşında 84 UD
              “Zanaatkarlarımız; Anadolu’nun mayası olan bu topraklarda yerel tohumların içinde evrensel değerleri barındıran birer hazinedir” Böyle bir güzelliği tanıdığım için çok mutluyum. Güler yüzüyle babacan tavrıyla bizi karşılaması ve misafir etmesi kalbinin kapılarını sonuna kadar açıp duygularını ve tecrübelerini bizimle yürekten paylaşması benim için çok önemli ve mutluluk vericiydi.
               Basri Yıldırım ustamın hayat hikayesinden öğreneceğimiz çok şey var. 
1934 doğumlu Basri Usta söze şöyle başlıyor  "Üç çocuk babasıyım. 15 sene ayakkabıcılık yaptım çocukları okuttum kızım. 15 sene inşaatlarda çalıştım çocuklarımı evlendirdim. Yurt dışında 6 sene kaldım vatan hasretine dayanamadım geri döndüm. Aslen abaza çerkeziyim, kafkaslardan gelmişiz. Alan köyüne yerleşmişiz. 45 yıldır Tokatta'yım. Emekli olduktan sonra görerek merak üzerine bu sanatı öğrendim. Aslında ayakkabı yapıştırma ustasıyım. 82 yaşındayım 84'üncü ud’umu yapıyorum. 
Ud yapımında kullandığımız ağaçlar genellikle maun, venge, ceviz, gürgen, şahşup ağacı, selvi ve gül ağacından yapılır. 
Yanımda bir çok usta yetiştirdim. Bu sanatı Türkiyede yapan 300 kişiden birisiyim. 
Eskiden süryaniler, ermeniler yaparmış bu sanatı. Şimdi o ustalardan kalmadı. Kültür bakanlığı zanaatcısıyım. İnsanları çok seviyorum. 
Buradan gençlere sesleniyorum. Birbirlerini kırmasınlar, incitmesinler, dedikodu yapmasınlar. Herkesin bir hayali olsun.
Hayalsiz insan bitkiden sayılır.
Benim hayalim Türkiye’mizin iyi olmasını hayal ediyorum. Kökenimiz bir, ayrımız gayrımız yok, bir olalım iri olalım, diri olalım.
Sivas ,Tokat ,Ankara'yı çok iyi bilirim. Malatya'yı da çok severim. İnsanı halkı temiz şehirlerdir buralar. 
Gül deyince aklıma sevgi gelir. Fedakarlık vara yoğa katlanan insan,  karım gelir aklıma." diyor Basri usta.
             Tokatta taşhanda ki dükkanında zanaatını yaşatmaya çalışan Basri amca aynı zamanda böbrek yetmezliğinden diyalize giriyor ama bu hastalık onu hiç yıldırmamış. “sabahleyin diyalize gidiyorum öğleden sonra dükkanı açıp çalışıyorum kızım üretmek beni mutlu ediyor." derken ondaki azmi ve hayata bağlılığını görmek yaş yetmiş, iş bitmiş sözünü  çöpe attırıyor. Teşekkürler Basri amca bize yaptıklarınla, yaşamınla örnek olduğun için. "Bir işten sıyrıldığında, dinlenmek için başka bir işe koş"ayetinin yaşayan bir örneği olarak bize gerçeği hatırlattığınız için çok çok teşekkür ederim.

Vefatından altı ay sonra 

25 Ağustos 2021 günü görüştüğüm oğlu Dr.Hasan Yıldırım’dan  86 yaşında hayata gözlerini yuman Basri Yıldırım ustamı dinleyelim. 

Cümleye “Ben büyüyünce babam gibi olmak istedim” sözleriyle başladı ve şöyle devam etti. ”Benim babam çok idealist özel bir adamdı. Herkesin babası özeldir ama benim babam gerçekten çok güzel bir adamdı. Pala bıyıklı, sekiz köşe kasketiyle, ayakkabısı boyalı, takım elbiseli temiz bir adamdı. Bizi çok özgür büyüttü. Baskı yapmazdı. Hiç haram yemedi. İnşaat ustalığı ve ayakkabı ustalığı yaptı yıllarca. Çocukları çok severdi. Dükkana gelen çocuklara  şeker ikram eder kolanya dökerdi. Babam emeğiyle yaşayan bir adamdı. Çalıştığı işleri kendi işi gibi yapardı. İşten kaytarmasını bilmezdi. Babam akıllı adamdı. Olumsuz şeylerin olumlu yönlerini gören bir insandı. Kötülüğü dillendirmezdi. Oğlum iyi şeyleri konuşun derdi. Babam bir erendi. Hayatından hiç şikayet etmedi. Çömert bir adamdı. Eli açıktı. Kendinden düşük olanı gözetleyen bir adamdı.  Babam gördüğü şeyi yapardı. Babam bu zanaatkar yönü ile amcasına benzemiş. Babamın amcası Sabri amcamda çok güzel tüfek dipciği yapan, köylerde inşaatlarda çalışarak ev yapan usta bir adammış.

Babam biz çocukken Almanya’ya gurbete çalışmaya gitti. Bir yıl sonra bizide götürdü. Fakat bizim orada aldığımız eğitimle özümüzü unutacağımıza kanaat getirdi ve bizi bir yıl sonra memlekete geri gönderdi. Kendiside 6 yıl bu gurbetliğe dayanabildi ve çok sevdiği vatanına ailesine geri döndü. 

Ben burada saz kursuna gittim. Babam sanata çok önem verirdi. İlk okula gitmeden önce bana ilk sazımı Almanya’da miğferden yaptı ve saz çalmasını babam öğretti. Benide  müzik alanında çok destekledi. Ud çalıyorum. Babamın yaptığı iki tane Ud’um var. 

1966 Tokat doğumluyum. İlk, orta ve lise yi burada bitirdim. Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldum.Samsun’da ihtisasımı çocuk üzerine yaptım. Çocuk doktoruyum. 29 yıl devletimizin çeşitli yerlerinde ki hastanelerinde  çalıştım. İki yıl önce emekli oldum.  Şimdi özel bir hastanede çocuk hastalıkları uzmanı olarak çalışıyorum. 

Bir insanın hayatında aile  ve arkadaş çok önemli onların kıymetini iyi bilmek gerekiyor. Ben 2005 yılında çok büyük bir kaza geçirdim ve ailemi eşimi ve çocuklarımı kaybettim. O zor zamanlarımda ailemden, babamdan çok büyük destek aldım. Ailemin varlığı beni mutlu etti. Kötü günlerimde Babam dağ gibi arkamdaydı. Kardeşlerim ihtiyacım olduğunda hep yanımdaydı. Şimdi yeniden evlendim ve iki oğlum var. Eşim beni hayata yeniden bağladı. Birbirimizin yaralarını sardık. Yeni bir hayata başlarken, kazadan önce ve kazadan sonra diye hayatımı ikiye ayırdım. Yaşarken birbirimizin kıymetini bilelim. Anı yaşamayı öğrenelim ve seni seviyorum cümlesini sevdiklerimizden esirgemeyelim. Aile cennettir. Herkes hayatını gereği gibi yaşasın. Hiç bir şeyin sahibi biz değiliz. Verende O, alanda O. Biz emanetçiğiz. Bunu öğrendim bu alemde. Aldığımız nefese şükretmek lazım. Kimseye muhtaç olmamak için çalışıyorum. Çalışmak en büyük ibadet derdi babam. 

Babam annemi çok severdi. Anneme çok değer verirdi. Kadına saygıyı ben babamdan öğrendim. Bu adam benim babam türküsünü Fatih Kısaparmak benim için söylüyor. Çünkü benim babamı tarif ediyor. 

Bu adam benim babam
Sekiz köşe kasketiyle
Omuzunda sakosuyla, hey
Bu adam benim babam
Bir gün olsun gülmemiş
Rahat nedir bilmemiş
Gözyaşını hiç silmemiş
Bir lokma ekmek için kimseye eğilmemiş
Bu adam benim babam, hey
Ağlama benim babam
Sızlama naçar babam
Kara gün geçer babam, hey
Bir kapıyı kapayan gene açar babam
Allah büyüktür babam, hey
Türküsü beni daima hüzünlendirir ve gururlandırır. 
Babam çerkezdir. Dedelerimiz Çerkez sürgününde Kafkaslardan gelmişler. Dedemler Alan köyüne yerleşmişler. Nenem Gülpınar köyünden. 
Annem Türk’tür. Biskene köyünden. Annemin babası Erkiletlidir. Babam rahmetli olalı henüz altı ay oldu onu çok özlüyorum. Allahtan rahmet diliyorum. Yattığı yerler nurla dolsun.” diyor Basri ustamın oğlu Dr Hasan Yıldırım Beyefendi. 
86 yıllık bir ömre damgasını çalışarak vuran ve “Hayalsiz insan bitkiden sayılır “kızım diyerek insan olmanın altını çizen” Basri Ustamın hikayesini oğlundan dinledik. Bu adam benim babam derken Harama bakma, haram yeme, haram içme. Doğru, sabırlı, dayanıklı ol. Yalan söyleme. Büyüklerinden önce söze başlama. Kimseyi kandırma. Kanaatkar ol. Dünya malına tamah etme. Yanlış ölçme. Eksik tartma. Kuvvetli ve üstün durumda iken, affetmesini, hiddetli iken yumuşak davranmasını bil ve kendin muhtaç iken bile başkalarına verecek kadar cömert ol. derken ahilik kültürünün değerlerini bize hatırlattı. Dr Hasan Yıldırım hocama yürekten teşekkür ediyorum bizimle hikayenizi paylaştığınız için. Sizlere sabırlar, Ustama Allah’tan rahmet diliyorum. Güzelliklerde buluşmak dileğiyle…
Gönderen; sosyolog yazar Dünya Köylüsü Ayla Bağ


18 Ağustos 2021 Çarşamba

AŞURE

 Bugün her insanın kendi içinde kurtuluşa erdiği gün olsun…

Aşure günü 

bütün canlıları, yaratılanları yaradan dan ötürü seven hoş gören atalarımıza selam olsun…

“La ilahe illallah Muhammed’en Resulullah” duyduğunda yüreği titreyenlere selam olsun…

Bu toprakların yetiştirdiği mürşidi kamillere selam olsun 

Peygamberlerimize, Erenlere, evliyalara, ahilere, dervişlere, Hz Ali’ye, Atatürk’e, Kerbela’da şehit düşenlere, Bu yolda canını veren Şehitlerimize selam olsun…

Emek verenlerin emeklerini görenlere selam olsun…

Kıymet bilenlere selam olsun

Gıybet etmeyen, iftira atmayanlara selam olsun

Komşusu aç iken  tok yatmayanlara selam olsun 

Sıla-i rahimi gözetenlere selam olsun

Beni ben olduğum için, onu O olduğu için sevenlere selam olsun…

Sen tuzak kuranların en yücesisin Allahım. senin yurduna selam ile girenlere selam olsun…

Bize bu vatanı hediye eden Şehitlerimize atalarımıza Atatürk’e selam olsun

Görevini en iyi yapan, doğruluktan asla ayrılmayan dost doğru dürüstlere selam olsun 

Allah birliğimizi dirliğinizi kardeşliğimizi devletimizi milletimizi daim eylesin…

Selam olsun yüreği güzel insanlara ❤️

12 Ağustos 2021 Perşembe

STEVE JOBS

 Apple kurucusu 56 yaşında hayata gözlerini yuman Steve Jobs’un yazdığı son yazı:

"İş hayatında,

Büyük başarılara ulaştım.

Kimilerinin gözünde;

Hayatım başarının timsali;

Fakat işin dışında;

Çok az neşem oldu benim.


İşin sonunda;

Zenginliğim ve,

Alışmış olduğum hayatın,

Bana getirdiği tek gerçeklik;

Ölümle yüzleştiğim şu anda,

Yatağımda uzanıp,

Hayatımı gözlerimde canlandırırken;

Fark ettim ki;

Gururlandığım şöhretim ve servetim;

Ölümün karşısında ne kadar da manasızmış.


Arabayı kullanmak için;

Size para kazandırması için;

Birilerini işe alabilirsiniz.

Ancak;

Hastalığınızı taşıması için,

Kimseyi işe alamıyorsunuz.

Kaybedilen maddi şeyler bulunabilir veya yerine başkası konur;

Fakat;

Kaybedildiğinde bulunamayacak veya,

Yeri dolmayacak tek şey var;

O da “Hayat.”

Şu an;

Hayatınızın hangi sahnesinde olursanız olun;

Zaman ile;

O sahne perdesinin kapanması ile yüzleşeceksiniz.


Tavsiyem;

Ailenize, eşinize, arkadaşlarınıza;

Çok kıymet verin ve sevin.


Kendinize iyi davranın ve insanlara değer verin.

Yaşlandıkça ve ümit ediyorum akıllandıkça; Fark ediyorsunuz ki;

300 dolarlık saat de,

30 dolarlık saat de;

Aynı zamanı söylüyor.

İç huzurun bu tarz şeylerle elde edilmediğini, Anlıyorsunuz.


İster first class, ister ekonomi uçun;

Bilin ki, o uçak düşerse siz de düşeceksiniz.


O yüzden umut ederim ki;

Şunu anlarsınız;

Kahkaha attığınız;

Sohbet ettiğiniz;

Şarkılar söylediğiniz;

Kuzeyden-Güneyden;

Doğudan-Batıdan;

Cennetten ve Dünyadan;

Konuştuğunuz ahbaplarınız,

Dostlarınız,

Eski arkadaşlarınız,

Anneniz, Babanız,

Erkek kardeşiniz,

Kız kardeşiniz varsa;

Bilin ki gerçek mutluluk;

Onlarmış...


Çocuklarınızı zengin olması için eğitmeyin; onları mutlu olmaları için eğitin.

Böylelikle büyüdüklerinde;

Her şeyin fiyatını değil, değerini bilirler.

Yemeğinizi ilacınız gibi yiyin;

Aksi halde ilacı yemek yerine yersiniz.


Sizi seven kişi, sizi asla bırakmayacaktır.

Bırakmak için yüzlerce neden saysa da;

Mutlaka sizde kalmak için sebep bulacaktır.


Bilin ki;

İnsan ile insan olabilmek arasında,

Çok büyük fark var ve,

Bunu anlayan çok az insan var.

Doğduğunuzda sevildiniz ve;

Ölürken de sevileceksiniz.

Bu arada kalan zamanı başarmak zorundasınız.


Hayattaki en iyi altı doktor;

Güneş ışığı;

Dinlenmek;

Egzersiz yapmak;

Sağlıklı yemek;

Kendine güven ve;

Arkadaşlar.

Bunları hayatınızın her evresinde muhafaza edin ve;

Sağlıklı bir ömrün tadını çıkarın... "


Steve JOBS

(Alıntı)

31 Temmuz 2021 Cumartesi

ACILARI BAL EĞLEYEN KADIN

                Her insan kendi hikayasini yazmak ve kendi kendine şahitlik etmek için gelirmiş dünyaya. Hayaller ve gerçekler arasında bir yol tutar ve bu yolun sonunda geldiğimiz noktadan baktığımız yerden bizim kim olduğunuzu bize söyler hayat.  İşte  kendini bulma yolculuğunda evladını kaybetmenin üzüntüsü ile kendisini dağlara vuran ve oralardan topladığı çiçeklerden reçel yaparak insanlara şifa sunan acılardan aldığı özle kendisini üretime veren ve avutmaya çalışan, içinde açıklayamayacağı bir çok sırrı yüreğinde taşıyarak etrafına faydalı olmaya çalışan girişimci bir Anadolu kadını 41 yıllık evli 55 yaşında Havva Çiftçier hanımefendi ile yaptığımız söyleşide onu daha yakından tanıma fırsatı bulduk. Güler yüzüyle sokağın girişinde beni karşılayan ve Anadolu insanının samimi misafirperverliğini hanesine yansıtan bağrı yanık bir Anadolu kadını. Sıcak bir yaz günü, Biraz soluklandıktan ve hoşbeş ettikten sonra başlıyoruz sohbete. 

         1966 yılında Kızılöz köyünde doğdum. Babam Almancı idi. Sofrası açık eli bol bir insandı. Bizi annem büyüttü. 15 yaşında evlendim. Bir kızım bir oğlum oldu. Sevgi ile büyüttüm.19 yaşında oğlum gümenekte suda boğuldu. Ölümünü kabullenemedim. Kendimi dağlara vurdum. Kuşlarla ağaçlarla konuştum. Doğada rastladığım çiçeklerle derdimi paylaştım. Onlarla konuştum. Onlarda çarenin kendilerinde olduğunu söylediler ve topladığım çiçeklerden yaptığım reçellerle acılarımı bal eğledim. 25 çeşit reçel ve 10 çeşit sirke ile LEZZET-İ HAVVADAN markasıyla üretime geçtim ve 21 yıllık birikimimi tecrübelerimi insanlarla paylaştım. Onlardan gelen geri bildirimler beni çok mutlu etti. Bende bu yolda ilerlemeye karar verdim. Boş kaldığım zamanlarda İğne oyası yapıyorum. Mevsimine göre reçel yapıyorum. Hayatın içinde var olmaya, sayılı ömrümün gününü doldurmaya çalışıyorum. 

41 yıllık evliyim.Oğlum vefat ettikten sonra iki kızım daha oldu. Şimdi onların mutluluğu için çabalıyorum. Çok gülen mutlu değil. Çok ağlayanda mutsuz değil. Mutluluk üretmekte. Ürettikçe mutlu oluyorum. 51 çeşit çiçeğin özünden yaptığım Reçellerimle hayatıma tat kattım. Arada bir efkarlanırım bir türkü dolanır dilime 

Bunca gamı bunca derdi
Zalim felek bana mı verdi?
Bunca gamı bunca derdi
Zalim felek bana mı verdi?
Herkes muradına erdi
Yine cananım gelmedi
Herkes muradına erdi
Yine cananım gelmedi
Erisin dağların karı
Soldu gönlümün baharı
Ecel kapımı çalmadan
Sen gel ey ömrümün varı
Erisin dağların karı
Soldu gönlümün baharı
Ecel kapımı çalmadan
Sen gel ey ömrümün varı
Ali Baba yoktur hile
Felek vurdu bana sille
Ali Baba yoktur hile
Felek vurdu bana sille
Can başladı çürümeye
Yine cananım gelmedi
Can başladı çürümeye
Yine cananım gelmedi
Erisin dağların karı
Soldu gönlümün baharı
Ecel kapımı çalmadan
Sen gel ey ömrümün varı
Havva hanımın yüreğinden gelen müziğin sesi Makamıyla birlikte ağzından dökülen sözlerin etkisi gözyaşlarına sebeb oluyor ister istemez. Sesine yüreğine sağlık Havva hanım diyor ve sohbete kaldığımız yerden devam ediyorum. Hayatınızda keşke dediğiniz bir şey var mı dediğimde, keşke oğlumu o gün gümeneğe pikniğe gitmesine izin vermeseydim dedi. Belki bugün yaşıyor olacaktı. 
Hayallerim LEZZET-İ HAVVADAN markasını büyütmek bir dükkan açmak ve memleketimin eşsiz lezzetlerini tanıtmak istiyorum. Reçellerimi odun ateşinde bahçemde pişiriyorum. Tatlandırıcı olarak üzüm pekmezi kullanıyorum. Mümkün olduğu kadar reçelleri doğal kadim geleneklerimizin öğretileri ile pişirmeye gayret ediyorum. Mahallemi, evimi, komşularımı çok seviyorum. Yeni yeni insanlarla tanışmak beni çok mutlu ediyor. Sağlığım el verdiği sürece bu işi yapmaya ve geliştirmeye çalışacağım. 
Bana ulaşmak reçellerimden almak isteyenler bu telefon dan 0 (544) 961 91 15 ulaşabilirler. Ekonomik gücüm yok. Benimle ortak olmak isteyen girişimcilerlede görüşebilirim işi birlikte büyüte biliriz. diyor Havva Çiftçier Hanımefendi. Çok çok teşekkür ederim bizi gönül hanenizde ağırladığınız için. Yolunuz bahtınız açık olsun 
Güzelliklerde buluşmak dileğiyle selamlar sevgiler 
Dünya Köylüsü sosyolog yazar 
Ayla Bağ 



4 Temmuz 2021 Pazar

KADIM ŞEHRİMİZİN KADIM İNSANLARI

Kadim şehrimizin kadim insanları yazı dizisinde bu hafta 39 yıllık çalışma hayatına kaldığı yerden devam eden Emekli öğretmen, düşünür, yazar, şair Abdülkadir Türk hocamı konuk ettik. “Gönül, kapısı kalp, yolu muhabbet, anahtarı dil olan bir bağ imiş. Mârifet, doğru yoldan, doğru anahtarla o kapıyı açmak, o bağa girmek imiş.” diyor. Bulunduğu ortama yaptığı çalışmalarla fark getiren ve gönül kapılarını açan bir gönül insanı. Gençlerin içine düştüğü duruma yönelik Yazdığı kitapla “Geliyorum Diyen Tehlike “ başlığıyla bağımlılıklara dikkat çeken bu memleketin dertleriyle dertlenen ve hayatın her alanında var olmaya çalışan çalışkan bir lider, önder, eğitimci. Gönül hanemize Hoşgeldiniz diyerek söze başlıyorum ve Sizinle “Kadim şehrimizin kadim insanları “ yazı dizisi için bir röportaj yapmak istiyorum dediğimde memnuniyetle kabul ederek bizleri onurlandıran hocama ilk sorumu yöneltiyorum.

Soru1-Hocam sizi kısaca tanıya bilir miyiz?

Abdülkadir Türk Kimdir?

cevap1- 1956 yılında Tokat/Almus’ta doğdum. İlk ve orta okulu Almus'ta, Liseyi Tokat Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi'nde, üniversiteyi Ankara Teknik Eğitim Fakültesi Makine anabilim dalı, Metal Teknoloji alanında okudum. 

   Anası okuma yazma bilmeyen, babası ilk okul 3 e kadar okumuş bir babanın çocukları olan beş kardeşten en büyüğü olarak, maddi zenginliği olmayan ama manevi zenginliği çok bir âile ortamında geçti çocukluğum. 

Aileme, kardeşlerime, milletime hizmet etmenin okumaktan geçtiğine inandım hep. Orta okuldan itibaren kendi çapımda, okuma ve yazım hayatının içinde oldum. Para bulamadığım için, yumurta satar parasıyla kitap alırdım okurdum. Lise yıllarımda kendimce gönüllü muhabir olarak o tarihlerde günlük ulusal Bizim Anadolu gazetesinde haber yaptığım oldu.

Özellikle üniversite yıllarında yazdığım sosyo küktürel içerikli bazı makaleler, Bizim Anadolu ve günlük Bayrak gazetelerinde yayımlandı. 

Mesleğimin ilk yıllarında Milli Eğitim Mudürlüğünün organizesinde lise öğrencilerine ve öğretmenlerine yönelik sigara, alkol ve uyuşturucu konusunda bir dizi eğitimler verdim. Zararlı alışkanlıkları konu alan  'Geliyorum Diyen Tehlike' adlı bir araştırma kitabım yayımlandı.

Teknik ve Endüsrti Meslek Lisesi'nde ilk defa, Tokat il birincisi ve Türkiye altıncısı olarak Toplam Kalite Yönetimi (TKY) mansiyon ödülüne lâyık görüldük.

2003 yılında, Türkiye'de ilk defâ bir okul bazında proje ekibi oluşturduk. Tokatta, AB projeleri kapsamında ilkleri ortaya koyarak, Tokatta proje kültürünün oluşmasına büyük katkı sağladık. Binlerce öğrenci, öğretmen, bürokrat, teknokrat ve sektör ustalarını 8 ayrı AB ülkesinde hareketlilik etkinliklerine kattık.

Konya ve Tokat'ta yerel tv lerde, zararlı alışkanlıklar, AB projeleri , Mesleki Teknik eğitimin tanıtımı, sorunları ve çözüm önerileri konularında programlara konuşmacı olarak katıldım. 

Tokat Mesleki Eğitim Merkezinde uzun süre sektör ustalarının, 'Usta Öğreticilik' formasyon eğitimlerini verdim.

GOP Üniversitesinin okullarda örnek uygulamalar konulu kongresine iki adet bildiri sundum.

Okullarda kültür sanat faliyetlerinin yönetmenliğinde bulundum, bâzı STK organizasyonlarında sunuculuk yaptım. 


Soru2-İnsanın ana vatanı çocukluğudur. Çocukluğunuza ve gençliğinize dair unutamadığınız bir anınızı bizimle paylaşır mısınız? 

Cevap2-Çok doğru efendim. Rahmetli Cüceloğlu'nun dediği gibi, "İnsanın anavatanı çocukluğudur." 

Sosyo küktürel sorunlar, sosyal travmalar incelendiğinde bu hakikat daha iyi anlaşılır.

Çünkü, bugünün yapısal izahını dünün analizini yapmadan anlamak mümkün değildir. İnsanın kişliği çocukluğunda deneyleyerek yaşadığı evrelerde şekillenmeye başlıyor.

Hiç unutamadığım bir anekdotumu paylasayım. Orta okulu bitirdim, Tokat'a liseyi okumaya gittim. Yakında olsa ilk defa ailemden ayrılıyorum, teyzemlerin yanında kalıyorum. Karnım ac bile diyemiyorum. Bir ay sonra okulu bırakıp Almus'a geri döndüm. Babamız gurbette, anam rahmetli hem analık, hem babalık yapıyor bize. Evimizin bahçesinde anneminde olduğu bir anda benim geri geldiğimi duyan bahçe komşumuz rahmetlik Mıstık dayı dediki; " Oğlum neyinize güveniyorsun, baban gurbette, ananız yol iz bilmez, sizin için saçını süpürge eden zavallı bir kadın, çırpınıp duruyor. Mal mülk yok, kimse kimseye ekmek vermez bu devirde. Okulunu bırakma, sonra pişman olursun." 

Mıstık dayının bu sözleri ruhuma işledi. Benim eğitim yaşamımda kırılma noktamdır desem abartı olmaz.

Soru3-Eğitim öğretim hayatınızda binlerce öğrencinin hayatına dokundunuz. Öğretmen olmasaydınız ne olmak isterdiniz? 

Cevap3- Evet Ayla hanım, binlerce gencin ruhuna dokunduk. Bugün o dokunuşların gurur verici geri bildirimlerini almanın verdiği huzuru hiçbir şey vermez zannediyorum.

Esasen öğretmenlikten önce ziraat mühendisi olmayı çok istiyordum. Çünkü toprağı, doğayı çok seviyorum. Ama iyi ki öğretmen olmuşum. Bugünkü aklım olsa yine öğretmenliği seçerdim. Olmasaydı ziraatçi olmak isterdim. 

Zaten ikisi de bir şeyler yetiştirmek anlamında  benzer meslekler diye düşünüyorum.

Soru4- Hayatın anlamı nedir Sizce?  Mutluluğun ve sevginin tarifini yapar mısınız?

Cevap4. Bence hayatın anlamı paylaşmaktır. 

Fıtrat ayarları üzerine bina etmektir yaşamı. 

Mutluluğun da, sevginin de esasen tanımları zordur bence. Hani bir söz vardır, tarif edilmez yaşanır diye. Mutluluk ve sevgi de böyledir aslında.

Belki klasizme kaçmadan şunları söyleyebilirim efendim. 

Mutluluk, sevenin sevdikleriyle, hasret kaldıklarına, özlem duyduklarına kavuşup hemhâl olma, vuslata erme bahtiyar olma duygusudur.

Sevgi, bir insana, bir nesneye, bir ideâle gönülden ilgi duyma, sevdikleri için her şeyini fedâ gönüllülüğüdür. 


Soru5-Çok güzel şiirleriniz ve özlü sözleriniz var. kitap çıkarmayı düşünüyor musunuz? Bizimle bir şiirinizi paylaşır mısınız? 

Cevap5-Evet, inşallah kitap çıkarma düşünce ve hazırlıklarım var. Kitap çıkarma dolmının boşalma ameliyesidir. 

Sorumluluk, bilgi ve bilinçli bir iç dinamizmi gerektirir diye düşünüyorum.

Kaliteli sonuçlar, sabırlı ve kaliteli hazırlıklar gerektirir. İnşallah çıktığında imzalı takdimde bulunuruz zât-ı âlinize.

Size bir antolojide de yer alan evrensel bir derde dönüşen güncel salgınla ilgi GEÇTİN  şiirimi takdim edeyim.

GEÇTİN

Coronavirüs dediler adına,

Bir çağa adını koydunda geçtin. 

Ayırmadın ülke, millet kimseyi,

Cihanda canları yaktın da geçtin. 

Kötülerin canını aldın neyse,

Masumun canına kıydın da geçtin. 

Birçok teori ürettiler sana,

Şöylece bir bakıp, güldün de geçtin. 

Şarkılar söylendi, şiirler yazıldı,

Tek başına konu oldun da geçtin. 

Kilise, havra, camiler kapattın,

Herkese havanı attın da geçtin. 

Taht, köşk, saraylar da sinen sinene,

Başkan, sultan, benim dedin de geçtin. 

Dinlemedin top, tüfek, füze, atom,

Çoğu can evinden vurdun da geçtin. 

Seven sevdiğine kapı kapattı,

Herkesin arasın açtın da geçtin. 

Gavur, Müslümanı dize getirdin,

Sanki âleme din oldun da geçtin, 

İnsanlık görmedi böyle imtihan,

Tevbeyi dillere koydun da geçtin. 

Bilimci, siyasetçi şaştı kaldı,

Akılları baştan aldın da geçtin. 

Plan, programlar kaldı masada,

Yeni projeler yazdın da geçtin. 

Beğenmedin insanların hâlini,

Yeni resimleri çizdin de geçtin.

Süleyman'a yâr olmadı bu dünya,

Sana yâr olacak sandın da geçtin. 

Abdulkadir TÜRK 


Soru6- Hayata dair keşkeleriniz var mı? Hayalleriniz nelerdir?

Cevap6-Her türlü sorunların iç içe geçtiği, insanın iç dünayasını kuşattığı öyle girift bir dünyada yaşıyoruz ki, 'keşke' sözcüğünü kullanmayan bir insan yoktur. 

Bugünkü hayatımı alt üst edecek bir keşkem olmadı hamdolsun.

1. Bundan sonra zihin ve gönül havuzumu güncelleyerek bildiklerimi kitaplaştırmak istiyorum.

2. Bildiklerimin millitime bir vefa borcu olarak, belli konular da yoğunlaşıp, sunular hazırlayıp, Tokat merkezli Türkiye genelinde davet edildiğim her yere giderek ücretsiz eğitimler vermek istiyorum. 


Soru7- Salgın sürecinden nasıl etkilendiniz? Dünyanın, insanlığın ve Türkiye’nin geleceğini nasıl görüyorsunuz


Cevap7- Hamd olsun şu ana kadar salgınla ilgili bir sorun yaşamadık. Hehâlde tedbir kurallarına uymamızın, günlük rutin yürüyüş ve hafif spor yapmamız bunda etkili oldu.

Ancak, herkes gibi yaşamımızı salgına göre planlamak zorunda kaldık. Buda hâliyle özellikle sosyo kültürel yaşamımızı kısıtladı. Bunu daha çok kitap okuma, yazma konusunda avantaja çevirdiğimizi söleyebilirim.

Şahsen, hayata ve geleceğe hiç ümitsiz bakmadım. 

Ancak, kabul etmek gerekir ki salgın insanlık âleminin geleceği ile ilgili bir dönüm noktası özelliği gösteriyor. Gelecek kolay olmayacak kuşkusuz. Geleceği, insanlık camiasının devletler bazında bu acı ve pahalı deneyden çıkaracağı dersler ve alacakları yeni tedbirler ve düzenlemeler belirleyecektir.

Ben yinede ümitliyim. 

Soru8- Tokat deyince aklınıza ilk ne gelir? 

Bir kaç cümle ile bize memleketimizi tanıtır mısınız?

Cevap8- Tokat deyince hem avantajlar, hem de sorunlar bakımından aklıma gelenleri şöyle ifade edebilirim.

a.Tarihi, doğal ve bâkir zenginliklerinin, sosyo kültürel, sanat potansiyelinin, tarımsal avantajlarının hakkının verilemediği kanaatindeyim. 

b.Siyâset, ticâret, kültür sanat ve edebiyat alanlarında yetkinliğine inandığım insan kaynaklarının birlik ve berâberlik içinde Tokat'ımızın bir prestij kenti olması için kanalize edilemediği kanaatindeyim. 


Soru9- Emeklilik hayatı nasıl gidiyor? Hayata yeni atılan Gençlerimize tavsiyeleriniz nelerdir.

Cevap9- Hayattan emekliliği olunamıyor ki efendim. Çoğu formalite resmi iş temposunda vakit bulamadıklarınıza vakit buluyorsunuz. Bendeniz iş temposunda kendime zaman ayıramadığımı şimdi anlıyorum. Âdetâ yaşamıma yeniden format attım.

Emeklilik deyince genel bir kanı var kamuoyunda. Emekli âdeta dinamik yaşamdan kopuyor. Emekli, evden kahveye  kahveden eve, evden camiye, camiden eve yaşamınını hapsediyor. Ya da gezme, piknik eksenli tek düze bir yaşam. 

Elbette bunlar gerekli, ama yeterli olmamalıdır emekli için. Emekli insan, bilgi ve deneyim dolu bir insandır.

Devletin emeklilerden meslekleriyle ilgili yararlanma politikası olmalıdır.

Örneğin, Milli Eğitim emekli yönetici ve öğretmenlerin deneyierinden yararlanma projeleri üretmelidir. Emekli olduktan sonra deneysel bilgi ve birikimler hebâ oluyor Türkiye'de.

Soru10-  Son olarak neler söylemek istersiniz?  

Yeni jenerasyonya özellikle tavsiyelerim. Kendilerini tanısınlar, istek ve istidatlarını bilsinler, potansiyellerini keşfetsinler, buna göre kendilerine yüksek bir hedef belirlesinler.

Başarının sac ayağı gibi üç bileşeni vardır. İstemek  inanmak ve uygulamak.

İnternet temelli, iletişim teknolojisini ve en az bir yabancı dili mutlaka çok iyi öğrensinler.

Ezberci değil, analitik ve sorgulayıcı olsunlar. 

İnhisarcı ve kibirli değil, paylaşımcı ve mütevâzi olsunlar. 

Sevgili Ayla hanımefendi çalışmalarınızı takdirle takip ettiğimi söylemeliyim size.

Bendenize de düşüncelerimizi paylaşma fırsatı verdiğiniz için çok teşekkür ediyor, esenlikler ve  başarılar diliyorum. 

Bu güzel röportaj için bizimle birlikte olduğunuz ve yüreğinizi bize açtığınız için ben çok çok teşekkür ederim hocam. Bu toprakların yetiştirdiği çok kıymetli bir değeri kadim insanımızı ağırlamanın onuruyla onun sözlerine kulak vererek sohbeti tamamlamak istiyorum. 

 “Milli Eğitim emekli yönetici ve öğretmenlerin deneyimlerinden yararlanma projeleri üretmelidir. Emekli olduktan sonra deneysel bilgi ve birikimler hebâ oluyor” diyerek aslında bilgi israfının önüne geçmek ve tecrübelerin aktarımını kolaylaştırmak yönünde yapılacak projelerle bu bilgilerin ehil ellerden aktarımı yapılarak israfın önüne geçilebilmesinin altını çizen 39 yıllık eğitim öğretim hayatında bu uğurda çalışmalara imza atan ulu çınara çok çok teşekkür ederim. Kıymetli hocama yaşamında kolaylıklar diliyor ve bilgi birikimlerini aktaracağı projelerde yer almanız dileğiyle…

saygılar selamlar ve hürmetlerimi sunuyorum.

Güzelliklerde buluşmak dileğiyle… 

Dünya Köylüsü 

Ayla Bağ