SELAM SÖYLE OĞUL
Konya Karaman’dan at sürdü atalar,
Selanik yollarında iz kaldı oğul.
Bir yanda hatıra, bir yanda diyar,
Kökünü arayan söz kaldı oğul.
Kayaların önünde dut ağacı var,
Köklerinde dedem, gölgesinde yar.
Bir evin önünde susmuş hatıralar,
Ocağında sönmeyen köz kaldı oğul.
Selanik’ten Tokat’a göçtü kafile,
Yüreğe sığdırdı maziyi bohça nafile
Ananın, bacının gözyaşı karıştı sele,
Sılaya uzanan göz kaldı oğul.
Göçerken ellerde mirastı Kur’an,
Bir memleket resmi asılı duran
Bir yanda ana yurt, bir yanda vatan
Gönülde dinmeyen sızı kaldı oğul.
At koştuğumuz çifte koşumlu arabalar Yaylada otlattığımız koyunlar, kuzular,
Çeşmede su içen yorgun yolcular,
Şimdi hangi elde, hangi ilde oğul?
Türk yurdu dumansız kalır mı oğul?
Her ocak sönse de köz kalır oğul.
Küllerinden yeniden doğar Anka
Memleket gönülden silinir mi oğul?
Selam söyle oğul, Kayalara selam,
Dut ağacındaki dallara selam.
Mezar taşındaki yazıya selam,
Sılada bekleyen yellere selam.
Selam söyle oğul, yurduma selam,
Bir avuç toprağa, taşına selam.
Kur’an’ı, hatırayı, kökü yaşat ki
Var olasın her daim, soyuna selam.
Gittim, gördüm, izine yüz sürdüm.
Her taşında bir ömür bir sır gördüm.
İki yaka arasında köprü kurdum.
Bir avuç toprakta yaşattım hayali.
Bir tırtıl bir koza bir kelebek misali.
Dünya Köylüsü
Ayla Bağ
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder